acı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
acı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2013 Cumartesi

Kişisel Canavarlar

  Hepimizin hataları kişiseldir.  Hata yapmak tüm nedenleriyle, hatayı yapan kişiye atfedilir. Başarılar ise çevre sayesinde kazanılır. Başarıya ulaşan kişi zorunlu olarak, bunu çevresindeki insanlar olmadan asla yapamayacağına inanmak zorundadır.
  Başarıya odaklanan yaşamlarımız, çevremizce oluşturulmuş, mutluluk enstitülerinde işlenir. Her birimizin içinde,  henüz yapay mı, yoksa güdüsel mi olduğuna karar veremediğim cennet ve cehennem odaları vardır.  Hatalar, korkular ve acılar cehennem odasında var olurken, başarılar mutluluk ve haz cennet odasında salınır. Bu odalar aynı koridorda, sevgi ve pişmanlığın gardiyanlığında bulunurlar. Cehennem odasının sakinleri, hapsedilmişlik hissini yenmek için, mantar gibi hızla biten canavarlar yetiştirirler. Bu canavarların miselleri özenle seçilmiştir. Kompostları ise, ayın yüzünü döndüğü bu odada kusursuz bir biçimde tasarlanmıştır."Seni öldürmeyen şey,  garipleştirir."
  Herkes hikayesinin ve acısının, tecrübe edilmiş en yoğun ve derin versiyonlardan biri olduğunu düşünür. Bazılarımızınki gerçekten öyledir ama bu bir anlam ifade etmez çünkü acıyı tanımlamadaki en önemli faktör algılarımızdır. O algılar ise ana rahmine düştüğümüz andan itibaren diğer insanlar aracılığıyla oluşturulur. "Cehennem diğer insanlardır." Cehennem odamızın duvarlarını, diğer insanların varlığıyla öreriz. Ve o odada canavarlar yetiştirilir. Kendi yüreğimizi bile korku ve çaresizlikle titreten canavarlar.
  Hayat, bizi, derin bir suya sokup boğmak istercesine, şiddetle nefessiz bıraktığı zaman,  tam ölüme bir an kala,  başımızı o derin sudan çıkartıp, gelişi güzel sunni solunum yapar. Oksijensizlikten ve verilmiş olan savaştan etkilenen zihinlerimiz içerdeki cennet odasına koşarlar. Bu halüsinatif rahatlatma ile ortaya çıkan, cennete ulaştığını hissetme durumu paha biçilmezdir.  Bizi cennet odamıza ulaştıran gardiyan çoktan diğer gardiyan olan pişmanlığı harekete geçirmiştir. Biz cennet odalarımızda rahatlarken, cehennem odalarımızdaki canavarlar pişmanlıkla salıverilir. Bu noktada cennet odalarımızda, ciğerlerimizi doya doya oksijenle doldurup, sevgiyle güneşi bekleyebiliriz, çünkü canavarlarımız avlanmaktadırlar.